İslamiyette ki kader anlayışını bilebilmemiz ve Hayatımıza Bu anlayış üzere Yön verebilmemiz için İslam"ın tek kaynağı olan Kur"an-ı Hakim"de ki Kader ile alakalı ayetlerine bakmalıyız.
Ama öncelikle şunu tespit edelim Yanlış olarak inanılan gibi Doğru yada Yanlış iki yoldan birisini seçmek bize bırakılsa idi şu anda bu ALLAH"ın adalet sıfatına ters olurdu çünkü; Doğru yada yanlış iki yoldan birisini seçmekte özgür bırakılsa idik herkesin eşit şartlarda doğması gerekirdi.
Örneğin Benim babam bir imam olsa ve bana dinimi öğretse hiçbir maddi sıkıntım olmasa doğruyu yanlışı bilsem ve Karşıma bir olay çıksa doğruyu seçme olasılığım ile
Bir hırsız yada katilin oğlu olsam maddi yetersizlikler içerisinde bulunsam ailevi proplemlerden ötürü psikolojik buhranlar geçirsem ve ailem bana çalmanın doğruluğunu yada hırsızlığın yanlışlığını anlatmasalar benim doğruyu seçme olasılığım ne kadardır İşte şu basit örnekte bile eşitlik yoktur ve bir kişinin bir başka kişiye göre doğruyu yada yanlışı seçme olasılıkları yaşadığı ortam genetiği toplumsal şartlanmalar ve ekonomik düzeyi ile doğru orantılı bir şekilde gelişecek iken bu kişilerin kendi hür iradeleri ile seçim yapabildikleri ne kadar doğru bir inanış olur.
1:6- Hidayet eyle bizi doğru yola, O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
1:7- O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
Bu dua ayeti bize kader konusunda ışık olacak birinci veridir. Dikkat ederseniz ayette ALLAH"ın bize doğru yola iletmesi ve sapıkların yolundan alıkoyması için dua etmemiz örneklenmiştir. Eğer Ben kendi hür iradem ile doğruyu ve yanlışı ayırt edip seçimlerimi ona göre yapıyorsam niye Hakka ermek için ALLAH"tan yardım istiyorum.
2:6- Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
Neden inanmazlar çünkü
2:7- Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.
ALLAH onların anlayıp iman etmesine engel olmuştur bu yüzdende kalplerini kulaklarını mühürlemiştir.
3:8- Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.
Ayeti Kur"an apaçıktır anlayışı ile okursanız cevap çok açıktır "Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma" böyle dua etmemizin nedeni Hidayeti dalaleti iman yada küfrü bizim kendi özgür irademiz ile seçememe ve bizim bağımsız olmama özelliğimizi insanlara anlatmak içindir.
6:17- Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine kendisinden başka açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundursa, kuşkusuz O, herşeyi yapabilendir.
Bugün insanların en büyük yanılgısı başlarına gelen bir olayın iyi yada kötü müsebbibini ALLAH"tan başkalarını bilmesidir.
Örnek birisi size vurdu ise bu ALLAH"ın dilemesi ve iradesi ile olmuştur ve bu olayın önüne kimse geçemez ezelde o kişiden sizin tokat yiyeceğiniz yazılmıştır. Bu yazının önüne geçilemeyecekse İnsanın cüz-i iradesi nerededir?
6:18- O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
ALLAH kullarının üstünde nasıl hakimdir. Fiili hakiki yani yapılan eylemlerin asıl sahibi ALLAH"tır ve ALLAH insanları bir nevi aracı gibi kullanır (Teşbihte hata olmasın)
6:46- De ki: "Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar.
9:51- De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."
Bu ayet bize hayatımıza kader ekseninde nasıl yön vereceğimizi en güzel biçimde açıklamaktadır.
21:101- Şüphesiz katımızdan kendileri için güzel şeyler takdir edilmiş olanlar,(Dikkat kendilerinden kaynaklanan değil yani özgür irade ile değilde ALLAH"ın Takdir etmesi sonucu) işte oradan (cehennemden) uzak tutulanlardır.
21:102- Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
57:22. Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın.(Yazılmış olan bir şeyi bizim değiştirmemiz mümkünmüdür mümkün değilse nasıl bir özgür iradedir bu) Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
57:23. Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Elinizden çıkan diyor şöyle bir düşünün bir arkadaşınıza kefil oldunuz ve arkadaşınız bu parayı ödemedi sizde zor durumda kaldınız ve bütün birikimleriniz bankaca alındı şimdi siz bu olaydan arkadaşınızı sorumlu tutarsanız bu ayete göre zaten yanlış yapmışsınız demektir çünkü üzüldünüz ama üzülmeyin diyor çünkü bu olay olacak önüne geçemezsiniz. önüne geçemediğiniz bir olayda özgür irade nerededir?
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.(İNSAN/30)
Dilemek ne ile olur kardeşlerim irade ile ama ALLAH"ımız ne diyor ALLAH irade etmedikçe siz irade edemezsiniz yani siz bir günah yapmayı dilediniz dileyen siz değil esasında ALLAH ise hani nerede cüz-i iradeniz.
Ve kalblerinin üzerine, Kur'ân'ı anlamalarına engel perdeler geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. İsra 46
Bu olay başına gelen insan kendi özgür iradesi ile mi Kur"an-a inanmaz.
Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. Ve onlar, gafillerin ta kendileridir. (NAHL/108)
Onlar, Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun eğmiştir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir. (AL-İ İMRAN/83)
Bu ayet ne demektir göklerde ve yerde istisnasız ne varsa yani insanda dahil ister istemez ALLAH"a boyun eğmişler ve ALLAH"ın iradesinin dışında bir iradeye sahip olmamışlardır.
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır." (HUD/56)
3:189- Göklerin ve yerin mülkü(Sahip olmak ne demektir ALLAH insanın yaptıklarına olduğu gibi İradesine de sahiptir) Allah'ındır. Allah her şeye kâdirdir.
5:40- Göklerin ve yerin mülkünün Allah'a ait olduğunu, (Kişilerin özgür iradesine bırakmadan) dilediğine azap edip dilediğini de bağışladığını bilmedin mi? Allah her şeye kâdirdir.
10: 100- Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişinin (Kendi özgür iradesi ile) iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.
13:2 …Bütün(Aklınıza gelen bütün işleri eylemleri) işleri O yönetiyor(Programlıyor) . Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz.
25:2- O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir.(Öyle insanın kendi özgür iradesi ile dünyada hakim olmasına izin vermez. Bakın bugün insanlar ALLAH istemediği halde özgür iradeleri ile katliamlar zulümler yapıyorlarsa ALLAH nasıl hükümran olur ) O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir.
32:5- O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.
36:83- O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (istisnasız her şeyin hükümranlığını başkasının özgür iradesine bırakmadan) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.
39:62- Allah, her şeyin yaratıcısıdır.(Bizim yaptıklarımızın ve isteklerimizin yani irademizin de) Her şey üzerine vekil de O'dur.(Vekil ne demek Bütün işleri üstlenen demek yani yapan istek-irade de bir eylem )
isim (veki:li) Arapça vek³l Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse.
43:85- Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın şanı yücedir. Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz.
ALLAH”ı döndürülmek ne demek biz ondan onun dışına mı çıktık da ona döndürüleceğiz yada Ondan onun dışına çıkan zaten bir şey yok mu?
48:14- Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
07 Ekim 2008 Salı
04 Ekim 2008 Cumartesi
KUR"ANDAKİ SURE İSİMLERİNİN ANLAMI
1.Fatiha Suresi: Açılış
2. Bakara Suresi: Sığır
3 Âl-i İmran Suresi: İmran Ailesi
4 Nisa Suresi: Kadınlar
5 Maide Suresi: Sofra
6 En'am Suresi: Koyun,keçi, deve Ve Sığır Cinsi Ehli Hayvanları İfade Eden Bir Kelime
7 A'raf Suresi: Yüksek Yerler,yüksek Mevkiler
8 Enfal Suresi: Savaş Ganimeti
9 Tevbe Suresi: Pişmanlık,tövbe
10 Yunus Suresi: Hz.Yunus
11 Hud Suresi: Hz.Hud
12 Yusuf Suresi: Hz.Yusuf
13 Ra'd Suresi: Gök Gürültüsü
14 İbrahim Suresi: Hz. İbrahim
15 Hicr Suresi: Kayalık Arazi
16 Nahl Suresi: Arı
17 İsra Suresi: Geceleyin Yürütmek
18 Kehf Suresi: Mağara
19 Meryem Suresi: Hz. Meryem
20 Ta Ha Suresi: Ta-ha Harfleri
21 Enbiya Suresi: Nebiler(Haber verenler)
22 Hac Suresi: Hac İbadeti
23 Mü'minun Suresi: İnananlar,mü'minler
24 Nur Suresi: Nur
25 Furkan Suresi: Hak İle Batılı Birbirinden Ayıran
26 Şu'ara Suresi: Şairler
27 Neml Suresi: Karınca
28 Kasas Suresi: Kıssalar
29 Ankebut Suresi: Örümcek
30 Rum Suresi: Rumlar,Romalılar
31 Lokman Suresi: Hz. Lokman
32 Secde Suresi: Secde Etme
33 Ahzab Suresi: Hizipler, gruplar
34 Sebe' Suresi: Sebe Halkı Ya Da Sebe Bölgesi
35 Fatır Suresi: Fıtrat(Programla) Yaratan
36 Yasin Suresi: Ya-sin Harfleri
37 Saffat Suresi: Sıra Sıra Dizilenler,saf Saf Duranlar
38 Sad Suresi: Sad Harfi
39 Zümer Suresi: Zümreler,gruplar
40 Mü'min Suresi: İnanan
41 Fussilet Suresi: Genişçe Açıklandı
42 Şura Suresi: Danışma
43 Zuhruf Suresi: Yaldız,mücevher,dünya Hayatının Geçici Menfaati
44 Duhan Suresi: Duman
45 Casiye Suresi: Diz Üstü Çöken
46 Ahkaf Suresi: Uzun Ve Kıvrımlı Kum Yığınları,yemen'de Bir Bölgenin Adı
47 MUHAMMED Suresi: Hz.MUHAMMED(s.a.v)
48 Fetih Suresi: Zafer,fetih
49 Hucurat Suresi: Odalar
50 KÂf Suresi: Kaf Harfi
51 ZariyÂt Suresi: Esip Savuran Rüzgarlar
52 Tur Suresi: Dağ (sina Dağı Kastedilmektedir)
53 Necm Suresi: Yıldız
54 Kamer Suresi: Ay
55 Rahman Suresi: Pek Merhametli Anlamına Gelip Yüce ALLAH'ın İsimlerindendir
56 Vakı'a Suresi: Gerçekleşen,meydana Gelen Olay
57 Hadid Suresi: Demir
58 Mücadele Suresi: Münakaşa Etmek,tartışmak
59 Haşr Suresi: Toplamak
60 Mümtehine Suresi: Mecazen İmtihan Eden Demektir
61 Saff Suresi: Sıra
62 Cum'a Suresi: Cem olunan Cuma Günü
63 Münafikun Suresi: İkiyüzlüler,münafıklar
64 Teğabun Suresi: Aldanma
65 Talak Suresi: Boşamak
66 Tahrim Suresi: Haram Kılmak
67 Mülk Suresi: Egemenlik,hükümranlık
68 Kalem Suresi: Kalem
69 Hakka Suresi: Mutlaka Gerçekleşecek Olan Kıyamet
70 Me'aric Suresi: Yükselme Yolları
71 Nuh Suresi: Hz.nuh
72 Cin Suresi: Cin
73 Müzzemmil Suresi: Örtünüp,bürünen
74 Müddessir Süresi: Örtünüp,bürünen
75 Kıyame Suresi: Kıyamet
76 İnsan Suresi: İnsan
77 Mürselat Suresi: Resuller gönderilenler
78 Nebe' Suresi: Haber
79 Nazi'at Suresi: Ruhları Çekip Alan Melekler
80 Abese Suresi: Yüzünü Ekşitti
81 Tekvir Suresi: Kıvırmak, dürmek
82 İnfitar Suresi: Yarılmak
83 Mutaffifin Suresi: Ölçüde Ve Tartıda Hile Yapanlar
84 İnşikak Suresi: Yarılmak
85 Büruc Suresi: Burçlar
86 Tarık Suresi: Şiddetle Çarpan,vuran,gece Gelen Şey
87 A'la Suresi: En Yüce
88 Ğaşiye Suresi: Kaplayıp,bürüyen
89 Fecr Suresi: Tan Yerinin Ağarması Vakti
90 Beled Suresi: Şehir,belde
91 Şems Suresi: Güneş
92 Leyl Suresi: Gece
93 Duha Suresi: Kuşluk Vakti
94 İnşirah Suresi: Açılmak,genişlemek
95 Tin Suresi: İncir
96 Alak Suresi: Pıhtı,alak
97 Kadr Suresi: Kudret kadir Gecesi
98 Beyyine Suresi: Apaçık Delil
99 Zilzal Suresi: Sarsıntı,deprem
100 Âdiyat Suresi: Hızlı Koşan Atlar
101 Kari'a Suresi: Vuran,çarpan,kapıyı Çalan,yürekleri Hoplatan Şey
102 Tekasür Suresi: Mmal,mülk Ve Çoluk Çocuğun Çokluğuyla Övünmek
103 Asr Suresi: Çağ,ikindi Vakti,uzun Zaman
104 Hümeze Suresi: İnsanları Arkadan Çekiştiren,ayıplayan Kimse
105 Fil Suresi: Fil
106 Kureyş Suresi: Kureyş Kabilesi
107 Ma'un Suresi: Yardım Ve Zekat
108 Kevser Suresi: Çok Hayır,bereket,hz.peygambere Mahsus Bir Havuzun Da Adıdır
109 Kafirun Suresi: İnkarcılar
110 Nasr Suresi: Yardım
111 Tebbet Suresi: Kurusun,kahrolsun
112 İhlas Suresi: Samimi Olmak,dine İçtenlikle Bağlanmak
113 Felak Suresi: Sabah Aydınlığı
114 Nas Suresi: İnsanlar
2. Bakara Suresi: Sığır
3 Âl-i İmran Suresi: İmran Ailesi
4 Nisa Suresi: Kadınlar
5 Maide Suresi: Sofra
6 En'am Suresi: Koyun,keçi, deve Ve Sığır Cinsi Ehli Hayvanları İfade Eden Bir Kelime
7 A'raf Suresi: Yüksek Yerler,yüksek Mevkiler
8 Enfal Suresi: Savaş Ganimeti
9 Tevbe Suresi: Pişmanlık,tövbe
10 Yunus Suresi: Hz.Yunus
11 Hud Suresi: Hz.Hud
12 Yusuf Suresi: Hz.Yusuf
13 Ra'd Suresi: Gök Gürültüsü
14 İbrahim Suresi: Hz. İbrahim
15 Hicr Suresi: Kayalık Arazi
16 Nahl Suresi: Arı
17 İsra Suresi: Geceleyin Yürütmek
18 Kehf Suresi: Mağara
19 Meryem Suresi: Hz. Meryem
20 Ta Ha Suresi: Ta-ha Harfleri
21 Enbiya Suresi: Nebiler(Haber verenler)
22 Hac Suresi: Hac İbadeti
23 Mü'minun Suresi: İnananlar,mü'minler
24 Nur Suresi: Nur
25 Furkan Suresi: Hak İle Batılı Birbirinden Ayıran
26 Şu'ara Suresi: Şairler
27 Neml Suresi: Karınca
28 Kasas Suresi: Kıssalar
29 Ankebut Suresi: Örümcek
30 Rum Suresi: Rumlar,Romalılar
31 Lokman Suresi: Hz. Lokman
32 Secde Suresi: Secde Etme
33 Ahzab Suresi: Hizipler, gruplar
34 Sebe' Suresi: Sebe Halkı Ya Da Sebe Bölgesi
35 Fatır Suresi: Fıtrat(Programla) Yaratan
36 Yasin Suresi: Ya-sin Harfleri
37 Saffat Suresi: Sıra Sıra Dizilenler,saf Saf Duranlar
38 Sad Suresi: Sad Harfi
39 Zümer Suresi: Zümreler,gruplar
40 Mü'min Suresi: İnanan
41 Fussilet Suresi: Genişçe Açıklandı
42 Şura Suresi: Danışma
43 Zuhruf Suresi: Yaldız,mücevher,dünya Hayatının Geçici Menfaati
44 Duhan Suresi: Duman
45 Casiye Suresi: Diz Üstü Çöken
46 Ahkaf Suresi: Uzun Ve Kıvrımlı Kum Yığınları,yemen'de Bir Bölgenin Adı
47 MUHAMMED Suresi: Hz.MUHAMMED(s.a.v)
48 Fetih Suresi: Zafer,fetih
49 Hucurat Suresi: Odalar
50 KÂf Suresi: Kaf Harfi
51 ZariyÂt Suresi: Esip Savuran Rüzgarlar
52 Tur Suresi: Dağ (sina Dağı Kastedilmektedir)
53 Necm Suresi: Yıldız
54 Kamer Suresi: Ay
55 Rahman Suresi: Pek Merhametli Anlamına Gelip Yüce ALLAH'ın İsimlerindendir
56 Vakı'a Suresi: Gerçekleşen,meydana Gelen Olay
57 Hadid Suresi: Demir
58 Mücadele Suresi: Münakaşa Etmek,tartışmak
59 Haşr Suresi: Toplamak
60 Mümtehine Suresi: Mecazen İmtihan Eden Demektir
61 Saff Suresi: Sıra
62 Cum'a Suresi: Cem olunan Cuma Günü
63 Münafikun Suresi: İkiyüzlüler,münafıklar
64 Teğabun Suresi: Aldanma
65 Talak Suresi: Boşamak
66 Tahrim Suresi: Haram Kılmak
67 Mülk Suresi: Egemenlik,hükümranlık
68 Kalem Suresi: Kalem
69 Hakka Suresi: Mutlaka Gerçekleşecek Olan Kıyamet
70 Me'aric Suresi: Yükselme Yolları
71 Nuh Suresi: Hz.nuh
72 Cin Suresi: Cin
73 Müzzemmil Suresi: Örtünüp,bürünen
74 Müddessir Süresi: Örtünüp,bürünen
75 Kıyame Suresi: Kıyamet
76 İnsan Suresi: İnsan
77 Mürselat Suresi: Resuller gönderilenler
78 Nebe' Suresi: Haber
79 Nazi'at Suresi: Ruhları Çekip Alan Melekler
80 Abese Suresi: Yüzünü Ekşitti
81 Tekvir Suresi: Kıvırmak, dürmek
82 İnfitar Suresi: Yarılmak
83 Mutaffifin Suresi: Ölçüde Ve Tartıda Hile Yapanlar
84 İnşikak Suresi: Yarılmak
85 Büruc Suresi: Burçlar
86 Tarık Suresi: Şiddetle Çarpan,vuran,gece Gelen Şey
87 A'la Suresi: En Yüce
88 Ğaşiye Suresi: Kaplayıp,bürüyen
89 Fecr Suresi: Tan Yerinin Ağarması Vakti
90 Beled Suresi: Şehir,belde
91 Şems Suresi: Güneş
92 Leyl Suresi: Gece
93 Duha Suresi: Kuşluk Vakti
94 İnşirah Suresi: Açılmak,genişlemek
95 Tin Suresi: İncir
96 Alak Suresi: Pıhtı,alak
97 Kadr Suresi: Kudret kadir Gecesi
98 Beyyine Suresi: Apaçık Delil
99 Zilzal Suresi: Sarsıntı,deprem
100 Âdiyat Suresi: Hızlı Koşan Atlar
101 Kari'a Suresi: Vuran,çarpan,kapıyı Çalan,yürekleri Hoplatan Şey
102 Tekasür Suresi: Mmal,mülk Ve Çoluk Çocuğun Çokluğuyla Övünmek
103 Asr Suresi: Çağ,ikindi Vakti,uzun Zaman
104 Hümeze Suresi: İnsanları Arkadan Çekiştiren,ayıplayan Kimse
105 Fil Suresi: Fil
106 Kureyş Suresi: Kureyş Kabilesi
107 Ma'un Suresi: Yardım Ve Zekat
108 Kevser Suresi: Çok Hayır,bereket,hz.peygambere Mahsus Bir Havuzun Da Adıdır
109 Kafirun Suresi: İnkarcılar
110 Nasr Suresi: Yardım
111 Tebbet Suresi: Kurusun,kahrolsun
112 İhlas Suresi: Samimi Olmak,dine İçtenlikle Bağlanmak
113 Felak Suresi: Sabah Aydınlığı
114 Nas Suresi: İnsanlar
03 Ekim 2008 Cuma
ALLAHUEKBER
Bundan 8 yıl önce forum sitelerinde yazarken Kur"an-a iman eden Hanif Müslümanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Ama bugün bakıyorumda her yerdeyiz ve ALLAH"ın izni ile Zafer Sadece Kur"an-a iman eden Hanif Müslümanların olacaktır.
Ben şundan korkuyorum esasında istibdat dönemlerinde Müslümanlar Daha Bilinçli ve daha Mücadeleci ve samimi oluyorlar acaba bu kadar çoğalınca samimiyetsizliğimiz artacak mı? En çok korktuğum kendim ve tüm Kur"an-a gönülden bağlı olduklarına inandığım Hanif Müslümanlar için bu husustur.
O kadar farklı Hanif Müslüman profili gördüm ki hayret ettim. Dedim hani Kur"an apaçıktı hani bizler ayrılmayacak ihtilafa düşmeyecektik. Hanifim diyenler bile ayrılmış. Bir yerde aibergçiler bir yerde edipçiler bir yerde yaşar nuriciler bir yerde namaz oruç bizim bildiğimiz gibi değil diyenler nasıl bir birlik olacağız ki; mezheplerin taassupundan ayrılalım dedik mezheplerin bölücülüğünden kurtulalım dedik bizim içimizde bölünmeler oldu ALLAH sonumuzu hayır etsin Kur"an-dan ayırmasın
Selam ve saygı ile
Ben şundan korkuyorum esasında istibdat dönemlerinde Müslümanlar Daha Bilinçli ve daha Mücadeleci ve samimi oluyorlar acaba bu kadar çoğalınca samimiyetsizliğimiz artacak mı? En çok korktuğum kendim ve tüm Kur"an-a gönülden bağlı olduklarına inandığım Hanif Müslümanlar için bu husustur.
O kadar farklı Hanif Müslüman profili gördüm ki hayret ettim. Dedim hani Kur"an apaçıktı hani bizler ayrılmayacak ihtilafa düşmeyecektik. Hanifim diyenler bile ayrılmış. Bir yerde aibergçiler bir yerde edipçiler bir yerde yaşar nuriciler bir yerde namaz oruç bizim bildiğimiz gibi değil diyenler nasıl bir birlik olacağız ki; mezheplerin taassupundan ayrılalım dedik mezheplerin bölücülüğünden kurtulalım dedik bizim içimizde bölünmeler oldu ALLAH sonumuzu hayır etsin Kur"an-dan ayırmasın
Selam ve saygı ile
SADECE KUR"AN DİYENLERİN DÜŞTÜĞÜ EN BÜYÜK YANLIŞLIK
Sadece Kur"an-ı kendisine Rehber edinip Kur"an dışı kaynakları reddeten kardeşlerim Aklı başında Tahkiki imana ermeye çalışan Müslimlerden oluşuyor İnşaALLAH ben böyle inanıyorum. Yalnız benim tesbitlerime göre büyük bir yanlışlık yapılıyor nasıl mı?
3:7- Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.
3:103- Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına,) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.
3:105- Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Gelelim konumuza Bazı kardeşlerim bu ayetleri hiç okumamışlar gibi Muhkem ayetlerin yerine müteşabihlere uymaya çalışıyorlar hatta daha kötüsü muhkem ayetlerin apaçık, yoruma açık olmayan ayetlerin bile arkasında ne varı araştırıp kendilerince tevil(yorum) yapıyorlar ve bunun en doğru tevil olduğunu insanların bu yoruma katılmaları gerektiğini anlatıyorlar.
Şöyle bir cümleyi ayet düşünün;
Ayet diyorki "Ali okula gitti" bu kadar açık bir ayeti çobanında aynı fizikçininde aynı anlayacağı bu ayeti kalkıp kendilerince yorumlayıp şöyle sorular soruyorlar Doğru ayet Ali okula gitti diyor ama hangi okula gitti ne zaman gitti nereden gitti kimle gitti araca bindimi gündüzmü gitti gecemi gitti. Kendilerince ALLAH"ın niyetini öğrenmek için sorular soruyor ve kendi Sınırlı akıllarınca cevaplar veriyor sonrada bunun en doğru cevap olduğunda ısrar ediyor inanmayanlarıda kafir müşriklikle suçluyorlar Mezhep imamlarıda bunları böyle yapmamışlar mı apaçık ayetler varken aralarında ihtilaf niye olmuş işte bu yüzden.
Hiç görmüyormuyuz birleştiğimiz tek konu mezheplerin olmadığı hadislerin sahte olduğu konusu ama olay Kur"an-ı yaşamaya anlamaya gelince hepimiz ayrı fikirlerdeyiz niye çünkü apaçık olan Muhkem olan ayetleri tekrar yorumluyor düz mantığını anlamıyoruzda burada ALLAH ne demek istemiş olabilir diye tekrar yorum yapıyoruz.
Bu yorumlar yapılmamalı mı? Yapılmalı ama müteşabih olanlarında ve onlarda zamana göre farklı anlamlarda karşımıza çıkıyor müteşabih ayetler bugün farklı anlaşılır yarın daha farklı ve gelişmiş Kur"an öğretisine ters düşmeden.
İşte bu yüzden Kur"an müslümanı olmaya çalışanları bekleyen en büyük fitne Kur"an-ı kendi yorumlamaya kalkmaları.
11: 1- Elif-Lâm-Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Bu ayeti göz önünde bulunduralım.
Selam ve Sevgi ile
3:7- Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.
3:103- Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına,) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.
3:105- Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Gelelim konumuza Bazı kardeşlerim bu ayetleri hiç okumamışlar gibi Muhkem ayetlerin yerine müteşabihlere uymaya çalışıyorlar hatta daha kötüsü muhkem ayetlerin apaçık, yoruma açık olmayan ayetlerin bile arkasında ne varı araştırıp kendilerince tevil(yorum) yapıyorlar ve bunun en doğru tevil olduğunu insanların bu yoruma katılmaları gerektiğini anlatıyorlar.
Şöyle bir cümleyi ayet düşünün;
Ayet diyorki "Ali okula gitti" bu kadar açık bir ayeti çobanında aynı fizikçininde aynı anlayacağı bu ayeti kalkıp kendilerince yorumlayıp şöyle sorular soruyorlar Doğru ayet Ali okula gitti diyor ama hangi okula gitti ne zaman gitti nereden gitti kimle gitti araca bindimi gündüzmü gitti gecemi gitti. Kendilerince ALLAH"ın niyetini öğrenmek için sorular soruyor ve kendi Sınırlı akıllarınca cevaplar veriyor sonrada bunun en doğru cevap olduğunda ısrar ediyor inanmayanlarıda kafir müşriklikle suçluyorlar Mezhep imamlarıda bunları böyle yapmamışlar mı apaçık ayetler varken aralarında ihtilaf niye olmuş işte bu yüzden.
Hiç görmüyormuyuz birleştiğimiz tek konu mezheplerin olmadığı hadislerin sahte olduğu konusu ama olay Kur"an-ı yaşamaya anlamaya gelince hepimiz ayrı fikirlerdeyiz niye çünkü apaçık olan Muhkem olan ayetleri tekrar yorumluyor düz mantığını anlamıyoruzda burada ALLAH ne demek istemiş olabilir diye tekrar yorum yapıyoruz.
Bu yorumlar yapılmamalı mı? Yapılmalı ama müteşabih olanlarında ve onlarda zamana göre farklı anlamlarda karşımıza çıkıyor müteşabih ayetler bugün farklı anlaşılır yarın daha farklı ve gelişmiş Kur"an öğretisine ters düşmeden.
İşte bu yüzden Kur"an müslümanı olmaya çalışanları bekleyen en büyük fitne Kur"an-ı kendi yorumlamaya kalkmaları.
11: 1- Elif-Lâm-Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Bu ayeti göz önünde bulunduralım.
Selam ve Sevgi ile
ATEİZM"İN AHLAKİLİĞİ SORUNU
Ateizmin Ahlakiliği Sorunu
Yaratıcıya inanan insanlar Hep Ateizme felsefi ve ilmi cevaplar vermişler, ama Ateizmin Ahlaki olarak kötü yada varsa iyi yönlerini hiç konu etmemişlerdi.
Önce Ahlak ne demek onu anlayalım
Ahlak; 1. Yaratılmış olanların kendi aralarındaki olumlu münasebetlere denir.
2. Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları davranış
biçimleri ve kuralları http://sozluk.turkcebilgi.com/nedir/Ahlak
3. Ahlak kelimesi "Hulk" kökünden türemiş anlamını aşağıya yazdım hulk
(1) huy ahlak tabiat yaradılıştan olan haslet seciyye cibilliyet
(2) insanın doğuştan olan veya sonradan kazanıldığı ruhi ve zihni haller
www.mumsema.com/guzel-ahlak-sifatlari/50313-allah-in-ahlaki-ile-ahlaklanmak.html
Ahlak" yaratma kökünden türemiş bir kavram olarak, yaratılışa ve
yaratılış gayesine uygun olmak anlamına gelir.
Bu da zaten İslam'dır. Din değil İslam. Bunun dışındaki her durum ahlaksızlıktır.
Bu yüzden Ahlak ve din ayırımını kesinlikle yanlış buluyorum.
Ahlak İslam”dır ve İslam'a özgüdür ve başka hiçbir disiplin için de kullanılamaz.
Ahlak terimi ALLAH”ın Halık (Yaratıcı) sıfatından türemiş bir kelimedir.
Bu yüzden Ateizmin Ahlaki olması en azından terimsel olarak mümkün değildir.
Konuyu şöyle derinleştirebiliriz; İnsan Genelde Evrenden özel olarakta
Dünya”dan ve içinde ki varlıklardan ayrı düşünülemez hepsi bir bütünün
parçalarıdır ve hepsi birden birbirlerini tamamlarlar.
İnsan”ın bilmediği bir şeyi öğrenmesi Ateizme ve onun destekçileri
materyalizme ve darwinizme göre Doğaya bakılarak çevresel,toplumsal,genetik,kişisel
şartlanmışlıkların eseri ve kesitsel duyu aygıtları sayesinde evrensel değil de
lokalize bir hüküm veren (bu hükmün ne kadar gerçeği yansıttığı tartışılması gereken bir konudur.) Akıl ile olur (İslam”a göre öğrenmek Akıl ve Vahiy – Üstün Akıl – ile olur)
İşte materyalist felsefeye göre sınırlı aklımızla sadece bize örnek olacak
doğaya bakıp hiç bilmediğimiz bizim genetik hafızamızda bulunmayan bilgileri öğrenebiliriz.
Öğrendiğimiz ve hayatımıza tatbik ettiğimiz her bilgi doğadan ve doğada
bulunan varlıklardın öğrenilmiş hususlardır.
Bu açıklamalardan sonra Şu sorulara cevap vermesi gerekenler
Şuurlu bir yaratıcıyı kabul etmeyen Ateizm felsefesine inananlardır.
1. Soru: Doğaya bakılarak çevresel,toplumsal,genetik,kişisel şartlanmışlıkların
eseri ve kesitsel duyu aygıtları sayesinde evrensel değil de lokalize
bir hüküm veren Aklı ile öğrenen insanoğlu niye hayvanlardan ve doğadan
bir şeyler öğreniyor Neden-sonuç yada zorunluluklar ilkesi veyahut evrim
niye hayvanların doğumundan ölünceye kadar yetecek bütün bilgiyi onların
hafızasına ve genetiğine kodluyor da insanları es geçip te yalnız başlarına
bırakıyor bu çifte standartın sebebi ne?
1a. İnsanoğlu asla hiç bilmediği, evrende ve doğada hiç olmayan bir şeyi
keşfedip bulamaz ve o konu hakkında yorum yapamaz bildiği ve bulduğu
her şey doğada mevcut olanlardır yada doğada olmayan bir bilgi vahiyle gelir
2. Doğada ve hayvanlarda toplumsal ilişkileri öğrendiği savunulan insanoğlu
nasıl hayvanlarda ve doğada bulunmayan bir çok kuralı kendisine kural edinip
bu kuralları uymayanları maddi yada manevi cezalandırmışlardır.
Mesela; Hayvanlarda ve doğada cinsel ilişkilerde herhangi bir kısıtlayıcı kural bulunmamaktadır.
Hayvanlar veya bitkiler kendi ebeveynleri ile her türlü birleşmeyi uygun görürlerken
nasıl oluyor da doğanın bir parçası olan evrim ile hayvanlarla aynı türden olan
insanoğlu tek istisna olarak Ahlaki ve Hukuki kısıtlamalarla bu tür ilişkilere yasak getiriyorlar.
2a. Özgürlüğü her türlü kısıtlamayı yırtma eylemi olarak görme heveslisi ateist arkadaşlar
bu ahlaki ve hukuki kısıtlamaları da aşıp doğanın kendilerine bahşettiği özgürlüğe sahip olmayı istemiyorlar mı?
2b. Bir insanın ateizm felsefesine bağlanması sonucu Ahlaki hiçbir kural tanımayan
özgür insan olma ihtimalini düşünmek gerekir. Ensest ilişkileri bile özgürlük kabul
edecek olan bir toplumda nasıl bir Aile olunur nasıl bu Ailede bir düzen olur ve insanlık nasıl gelişir.
2c. Müslümanların kadınları seks objesi olarak gördüğünü söyleyen Ateizm felsefesine inanmış Kardeşlerime şunu soruyorum
ALLAH Kur”an-da 1 eş olmak üzere Şartlar gerekir ise 4”e kadar serbest bırakıyor evlenmek
şartı ile ama evlenilemeyecek kadınları da belirtiyor hem sayı (nicelik) hem de nitelik
olarak bir kural koyuyor. Ama Ateizm felsefesine ve onun destekçisi darwinizm materyalizme
göre doğada olmayan bir şey bilinemez ilkesi gereği niye kendilerine bir kural koymak gereği duyuyorlar.
Doğada böyle bir kural yok o zaman ateizm felsefesine gönül verenlerin ensest
ya da sınırsız cinsel birleşime girmesine engel olacak olan nedir?
Hemen Hukuk ( Hukuk Hakk Yani Gerçek kelimesinden türemiştir İslami”dir)
kuralları bize engel olur diyecek Kardeşlerime şu soruyu soruyorum .
Sizin felsefenizde doğada olmayan bir kuralı insan bulamaz ilkesine göre insanlar nasıl böyle bir kuralı hukuk kuralı olarak almışlardır.
Nereden böyle bir kural koymak akıllarına gelmiştir. Hukuk ve hukukun koruyucusu olan polis asker yada herhangi bir kurum her yere girip insanları tek tek kontrol etmesi imkansızken bu kurumların olmadığı bir yerde Ateistlerin doğada bulunan varlıklar gibi özgür davranmasına
engel olabilecek olan husus nedir?
(Bu sorularımı hakaret olarak algılayacak kardeşlerime şunu derim asla size
hakaret etmem nasıl ki şerefli Müslüman olduğu gibi haysiyetsiz sözde
Müslümanlar varsa aynı şey niye ateizm felsefesine gönül verenler için gerçekleşmesin)
3. Doğada ve özel olarak hayvanlarda birbirini öldürmek yada birinin hakkını gasp etmek
diye ne bir kavram, nede bir cezai müeyyidesi vardır. Güçlü güçsüzü Haklar diyen darwinizme
göre tek geçerli kural vardır oda Haklının güçlü olması değil de güçlünün Haklı olması kuralıdır.
Bu yüzden Niye doğanın parçası olan insanlıkta cinayet ve hırsızlık en büyük suçlardır.
Bu suçu ve cezasını insanlık doğada görememektedir. Bunları nereden öğrenmektedir.
Düşünün ki her türlü cinsel birleşmenin sınırsızca özgür olduğu cinayetin hırsızlığın
bir suç sayılmadığı güçlünün haklı olduğu yani orman yani doğa kanunlarının
geçerli olduğu bir insanlığın hali nice olur.
Ateizm insanlığa özgürlük vereceğim derken zulüm ve yıkım getirmez mi?
Ateizm Akıllı olmaktır aklı kullanmaktır diyenler yarın bütün insanlık ateist olup
yukarıda saydığım hususlarda özgür kalınca sizce Aklın ve Aklı kullanmanın bir önemi kalır mı?
Ateizm felsefesine gönül veren kardeşlerin beğenmediği İslam Bütün bunları
insanların rahatça yaşayabileceği kimsenin kimsenin hakkını yememesi için
güçlünün haklı değil de haklının güçlü olması için kurallar koymuştur.
Selam ve Saygılarla
Yaratıcıya inanan insanlar Hep Ateizme felsefi ve ilmi cevaplar vermişler, ama Ateizmin Ahlaki olarak kötü yada varsa iyi yönlerini hiç konu etmemişlerdi.
Önce Ahlak ne demek onu anlayalım
Ahlak; 1. Yaratılmış olanların kendi aralarındaki olumlu münasebetlere denir.
2. Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları davranış
biçimleri ve kuralları http://sozluk.turkcebilgi.com/nedir/Ahlak
3. Ahlak kelimesi "Hulk" kökünden türemiş anlamını aşağıya yazdım hulk
(1) huy ahlak tabiat yaradılıştan olan haslet seciyye cibilliyet
(2) insanın doğuştan olan veya sonradan kazanıldığı ruhi ve zihni haller
www.mumsema.com/guzel-ahlak-sifatlari/50313-allah-in-ahlaki-ile-ahlaklanmak.html
Ahlak" yaratma kökünden türemiş bir kavram olarak, yaratılışa ve
yaratılış gayesine uygun olmak anlamına gelir.
Bu da zaten İslam'dır. Din değil İslam. Bunun dışındaki her durum ahlaksızlıktır.
Bu yüzden Ahlak ve din ayırımını kesinlikle yanlış buluyorum.
Ahlak İslam”dır ve İslam'a özgüdür ve başka hiçbir disiplin için de kullanılamaz.
Ahlak terimi ALLAH”ın Halık (Yaratıcı) sıfatından türemiş bir kelimedir.
Bu yüzden Ateizmin Ahlaki olması en azından terimsel olarak mümkün değildir.
Konuyu şöyle derinleştirebiliriz; İnsan Genelde Evrenden özel olarakta
Dünya”dan ve içinde ki varlıklardan ayrı düşünülemez hepsi bir bütünün
parçalarıdır ve hepsi birden birbirlerini tamamlarlar.
İnsan”ın bilmediği bir şeyi öğrenmesi Ateizme ve onun destekçileri
materyalizme ve darwinizme göre Doğaya bakılarak çevresel,toplumsal,genetik,kişisel
şartlanmışlıkların eseri ve kesitsel duyu aygıtları sayesinde evrensel değil de
lokalize bir hüküm veren (bu hükmün ne kadar gerçeği yansıttığı tartışılması gereken bir konudur.) Akıl ile olur (İslam”a göre öğrenmek Akıl ve Vahiy – Üstün Akıl – ile olur)
İşte materyalist felsefeye göre sınırlı aklımızla sadece bize örnek olacak
doğaya bakıp hiç bilmediğimiz bizim genetik hafızamızda bulunmayan bilgileri öğrenebiliriz.
Öğrendiğimiz ve hayatımıza tatbik ettiğimiz her bilgi doğadan ve doğada
bulunan varlıklardın öğrenilmiş hususlardır.
Bu açıklamalardan sonra Şu sorulara cevap vermesi gerekenler
Şuurlu bir yaratıcıyı kabul etmeyen Ateizm felsefesine inananlardır.
1. Soru: Doğaya bakılarak çevresel,toplumsal,genetik,kişisel şartlanmışlıkların
eseri ve kesitsel duyu aygıtları sayesinde evrensel değil de lokalize
bir hüküm veren Aklı ile öğrenen insanoğlu niye hayvanlardan ve doğadan
bir şeyler öğreniyor Neden-sonuç yada zorunluluklar ilkesi veyahut evrim
niye hayvanların doğumundan ölünceye kadar yetecek bütün bilgiyi onların
hafızasına ve genetiğine kodluyor da insanları es geçip te yalnız başlarına
bırakıyor bu çifte standartın sebebi ne?
1a. İnsanoğlu asla hiç bilmediği, evrende ve doğada hiç olmayan bir şeyi
keşfedip bulamaz ve o konu hakkında yorum yapamaz bildiği ve bulduğu
her şey doğada mevcut olanlardır yada doğada olmayan bir bilgi vahiyle gelir
2. Doğada ve hayvanlarda toplumsal ilişkileri öğrendiği savunulan insanoğlu
nasıl hayvanlarda ve doğada bulunmayan bir çok kuralı kendisine kural edinip
bu kuralları uymayanları maddi yada manevi cezalandırmışlardır.
Mesela; Hayvanlarda ve doğada cinsel ilişkilerde herhangi bir kısıtlayıcı kural bulunmamaktadır.
Hayvanlar veya bitkiler kendi ebeveynleri ile her türlü birleşmeyi uygun görürlerken
nasıl oluyor da doğanın bir parçası olan evrim ile hayvanlarla aynı türden olan
insanoğlu tek istisna olarak Ahlaki ve Hukuki kısıtlamalarla bu tür ilişkilere yasak getiriyorlar.
2a. Özgürlüğü her türlü kısıtlamayı yırtma eylemi olarak görme heveslisi ateist arkadaşlar
bu ahlaki ve hukuki kısıtlamaları da aşıp doğanın kendilerine bahşettiği özgürlüğe sahip olmayı istemiyorlar mı?
2b. Bir insanın ateizm felsefesine bağlanması sonucu Ahlaki hiçbir kural tanımayan
özgür insan olma ihtimalini düşünmek gerekir. Ensest ilişkileri bile özgürlük kabul
edecek olan bir toplumda nasıl bir Aile olunur nasıl bu Ailede bir düzen olur ve insanlık nasıl gelişir.
2c. Müslümanların kadınları seks objesi olarak gördüğünü söyleyen Ateizm felsefesine inanmış Kardeşlerime şunu soruyorum
ALLAH Kur”an-da 1 eş olmak üzere Şartlar gerekir ise 4”e kadar serbest bırakıyor evlenmek
şartı ile ama evlenilemeyecek kadınları da belirtiyor hem sayı (nicelik) hem de nitelik
olarak bir kural koyuyor. Ama Ateizm felsefesine ve onun destekçisi darwinizm materyalizme
göre doğada olmayan bir şey bilinemez ilkesi gereği niye kendilerine bir kural koymak gereği duyuyorlar.
Doğada böyle bir kural yok o zaman ateizm felsefesine gönül verenlerin ensest
ya da sınırsız cinsel birleşime girmesine engel olacak olan nedir?
Hemen Hukuk ( Hukuk Hakk Yani Gerçek kelimesinden türemiştir İslami”dir)
kuralları bize engel olur diyecek Kardeşlerime şu soruyu soruyorum .
Sizin felsefenizde doğada olmayan bir kuralı insan bulamaz ilkesine göre insanlar nasıl böyle bir kuralı hukuk kuralı olarak almışlardır.
Nereden böyle bir kural koymak akıllarına gelmiştir. Hukuk ve hukukun koruyucusu olan polis asker yada herhangi bir kurum her yere girip insanları tek tek kontrol etmesi imkansızken bu kurumların olmadığı bir yerde Ateistlerin doğada bulunan varlıklar gibi özgür davranmasına
engel olabilecek olan husus nedir?
(Bu sorularımı hakaret olarak algılayacak kardeşlerime şunu derim asla size
hakaret etmem nasıl ki şerefli Müslüman olduğu gibi haysiyetsiz sözde
Müslümanlar varsa aynı şey niye ateizm felsefesine gönül verenler için gerçekleşmesin)
3. Doğada ve özel olarak hayvanlarda birbirini öldürmek yada birinin hakkını gasp etmek
diye ne bir kavram, nede bir cezai müeyyidesi vardır. Güçlü güçsüzü Haklar diyen darwinizme
göre tek geçerli kural vardır oda Haklının güçlü olması değil de güçlünün Haklı olması kuralıdır.
Bu yüzden Niye doğanın parçası olan insanlıkta cinayet ve hırsızlık en büyük suçlardır.
Bu suçu ve cezasını insanlık doğada görememektedir. Bunları nereden öğrenmektedir.
Düşünün ki her türlü cinsel birleşmenin sınırsızca özgür olduğu cinayetin hırsızlığın
bir suç sayılmadığı güçlünün haklı olduğu yani orman yani doğa kanunlarının
geçerli olduğu bir insanlığın hali nice olur.
Ateizm insanlığa özgürlük vereceğim derken zulüm ve yıkım getirmez mi?
Ateizm Akıllı olmaktır aklı kullanmaktır diyenler yarın bütün insanlık ateist olup
yukarıda saydığım hususlarda özgür kalınca sizce Aklın ve Aklı kullanmanın bir önemi kalır mı?
Ateizm felsefesine gönül veren kardeşlerin beğenmediği İslam Bütün bunları
insanların rahatça yaşayabileceği kimsenin kimsenin hakkını yememesi için
güçlünün haklı değil de haklının güçlü olması için kurallar koymuştur.
Selam ve Saygılarla
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)